Ses ve Görüntü Kabloları

Bu kablolar ses ve görüntü sinyallerini kusursuz bir şekilde iletebilirler. Bütün cihazlar için ses ve görüntü kablolarının tesisatı çok kolaydır.

 

Bu kabloları ait bazı özellikler şunlar:

•    Sinyalleri kusursuz bir şekilde taşıyabilmek

•    OFC (Oksijen içermeyen bakır) kullanılması

•    Esneklik

•    İsteğe göre mat renklerde üretilebilmeleri

•    Ekranlı olarak üretilmeleri

•    HFFR plastikten üretilebilmeleri (Halojensiz, alev geciktirici).

 

Ses ve görüntü kabloları parazitlenme içermeyen ses ve EMC (elektromanyetik uyumluluğu)’na göre tasarlanmıştır. Doğru kabloyu seçebilmeniz için size teknik ve elektriksel nitelikleri içeren üretici bilgi formunu kullanmanızı öneririz.

 

Aşağıda sizin en iyi ve uygun kabloyu seçebilmeniz için kullanabileceğiniz bazı önemli kriterler bulunmaktadır: 

 

•    İlk önce kullanacağınız sisteminizin özdirenç özelliğini bilmeniz gerekiyor. Cihazınızdan net bir ses duymanız çok önemlidir.

•    Sinyalin zayıflama değerlerini kontrol etmelisiniz. Bütün kablolarda sinyal zayıflama değeri vardır. Ayrıca bütün elektronik cihazlar elektromanyetik dalgalar oluşturur. Bu elektromanyetik dalgalar kablonun işlevini olumsuz etkileyebilir. Sisteminizin MHz değeri olarak çalışma aralığını bilmeniz gerekir. 

•    Daha sonra sisteminizin çalışma derecesi değerlerini kontrol ediniz. Genelde stüdyolarda veya tiyatrolarda kablonun çalışma derece aralığı -30C …. +70C olması yeterlidir. Ama eğer alev geciktirici kabloya ihtiyacınız varsa FRNC, HFFR kablolarını seçmeniz gerekecektir.

•    Kablonun uzunluğunu kontrol ediniz. Gereksiz büküm ve kırılmalara yol açacak tesisat şeklinden kaçınınız.

 

Ses ve görüntü kabloları iletişim ve eğlence dünyasında çok önem arz etmektedir.

Unutmayınız, kablonun kalitesi, ileteceği sinyalin kalitesini belirler ve kaliteli bir sinyal mükemmel bir ses  olarak kulaklarınıza hitap eder.

 

 

Stüdyolarda Dengeli Ses Kabloları

 

Balanced Audio Kablolar stüdyo çalışmalarında kullanıcının ihtiyaç duyduğu temiz sesi almak için uygun ürünlerdir. Kabloların sahip olduğu OFC (oxygen-free copper) bakır teller sayesinde, klasik tavlı bakırlı kablolara oranla sinyal daha güçlü ve daha az kayıpla iletilmektedir. Buna ek olarak kayıpları minimuma indirmek için kullanılan spiral bakır ekran kabloya üstün performans katar.

 

OFC bakırda %0.001 veya daha az oksijen bulunmaktadır. Ses sistemlerinde kullanılacak kablolarda iletkenin oksijen oranı ne kadar düşük ise ses iletimi o kadar temizdir. Bu sebeple müzik ve film endüstrisi başta olmak üzere OFC bakırlı kablolar ilk tercih nedenidir. 

 

Ses kablolarının kullanıldığı ortam doğal olarak elektronik cihazların sıkça bulunduğu ortamlardır. Ve bu cihazlardan yayılan elektromanyetik dalgalar, iletilen ses sinyalini bozucu etki yaparlar. Aynı şekilde yan yana kullanılan kablo demetleri de birbirlerine bozucu yönde etki yaparlar. Bu sebeple ekranlama da bu kablolarda dikkat edilmesi gereken önemli bir kıstastır. 

 

Günümüzde sayısı her geçen gün artan elektronik cihazlar müzik sektöründe de köklü değişimlere sebep olmuştur. Eskiden analog iki veya üç adet cihaz ile yapılan çalışmalar artık her bir görev için özelleşmiş, dijital sinyallerle çalışan birçok cihaza yerini bırakmıştır. Dolayısıyla bu cihazları güç kaynağına ve birbirlerine bağlayan çok sayıda kablo stüdyolarda yerini almıştır.  

 

Kabloların hem birbirlerine olan etkileşimlerini önlemek hem de dengeli temiz bir sinyal elde edebilmek için kablo seçimi önemlidir. Kablo seçimi yaparken, güvenilir firmalardan alınacak teknik dokümanlardan faydalanıp bakır ve ekranlama elemanlarına dikkat edilerek seçim yapılmalıdır.

 

İletişim ve profesyonel ses sistemlerinde, dengeli hat veya dengeli sinyal perleri şu özelliklerden oluşmalıdır; kullanılan iletkenler aynı tipte ve aynı empedans değerinde olmalıdır. Simetrik sinyal taşıyan hatlar, yani örneğin iki kolda da toprağa giden eşit ama işareti ters voltajlar, sıklıkla dengeli hat olarak anılır.

 

Dengeli hatların üzerindeki sinyal, gürültünün etkisinden veya dış dünyadaki elektrik alanın girişiminden az etkilenir. Bu girişimi daha da azaltmak için damarlar bükümlü perler (twisted pair) haline getirilirler. Böylelikle istenmeyen gürültüler engellenmiş olur. Yine bükülmüş damarların dış dünyadan en az etkilenmesi istenildiğinde, özellikle data kabloları için elektromanyetik koruma (electromagnetic shield), örgü veya bantlama ile koruma artırılır.

 

Ses sinyallerinin iletiminde şüphesiz dengeli hatların olumlu etkisi mevcuttur. Özellikle stüdyoda çalışan ses mühendisleri, müzik tutkunları ve sanatçılar için kaliteli ses, kaliteli bir iletim hattına sahip olmak demektir. Sanatçının elde etmek istediği ses tonu kullandığı cihazlar, konnektörler ve kablo ile doğrudan ilgilidir.

Kablolara Uygulanan Elektriksel Testler

Kabloların kullanım alanları göz önünde bulundurulduğunda, olası bir riske karşı sağlayacakları dayanıklılık oldukça önemlidir. Bu sebeple kablolar üzerinde yapılan testler en doğru dayanıklılık sonucunu verir.

Kablolar, binalar, hastaneler, sinemalar, tiyatrolar, okullar, alışveriş merkezleri, havaalanları, fabrikalar, tüneller vb. yaşamın merkezi olan yerlerde kullanıldıkları için alevi iletmeme, yaymama, düşük duman yoğunluğu,  zehirli ve aşındırıcı gaz içermeme gibi özelliklere sahip olmalıdır. Ancak ve ancak üzerlerinde yapılan testler sonucunda bu dayanıklılıklarından emin olunabilir. 

Bu içeriğimizde 2M Kablo  laboratuvarlarında yapılan elektriksel testlerden:  

► Yüksek Gerilim,

► Transfer Empedansı ve Ekranlama Zayıflaması,

► İletken Direnci Ölçüm,

► Koaksiyel Kablo,

testlerine göz atacağız.

 

"Yüksek Gerilim Testi"

Kabloların yüksek gerilimde izolasyon dayanımları test edilir. Test süresi 5 dakikadır. Kablonun her bir damarının 50 Hz 3.500 Voltluk yüksek gerilime dayanması beklenir. Yüksek gerilim altında damarlarda kısa devre olup olmadığı tespit edilir.

 

"Transfer Empedansı ve Ekranlama Zayıflaması"

Bu test ile kablonun ekranlama kalitesi ölçülür. Transfer empedansı için 1 metrelik numune kullanılır. Ekranlama zayıflaması için 3 metrelik numune kullanılarak ölçüm yapılır. Transfer empedansı ve ekranlama zayıflaması değişik frekans aralıklarıyla ölçülür. İki ölçümde de ekranlama zayıflaması grafiği yorumlanır.

 

"İletkenlik Direnci Ölçüm Testi"

Bu testte kablolarda iletken olarak kullanılan bakırın direnci ölçülmektedir. İletken test düzeneğine yerleştirilir ve miliohmmetre yardımıyla direnci ölçülür. 

 

"Koaksiyel Kablo Testleri"

Network Analyzer test cihazı kullanılarak ölçüm yapılır. Üretilen sinyalin farklı frekanslarda ne oranda azaldığı desibel (dB) olarak ölçülür. Kablodaki düzensizlik ve dengesizliklerin neden olduğu geri dönüş kaybı ölçülür.

 

 

 

Kablolara Uygulanan Kimyasal Testler

Kabloların kullanım alanları göz önünde bulundurulduğunda, olası bir riske karşı sağlayacakları dayanıklılık oldukça önemlidir. Bu sebeple kablolar üzerinde yapılan testler en doğru dayanıklılık sonucunu verir.

Kablolar, binalar, hastaneler, sinemalar, tiyatrolar, okullar, alışveriş merkezleri, havaalanları, fabrikalar, tüneller vb. yaşamın merkezi olan yerlerde kullanıldıkları için alevi iletmeme, yaymama, düşük duman yoğunluğu,  kopmama, zehirli ve aşındırıcı gaz içermeme gibi özelliklere sahip olmalıdır. Bu özelliklerine, ancak üzerlerinde yapılan testler sonucunda emin olunabilir. 

Bu içeriğimizde 2M Kablo laboratuvarlarında yapılan kimyasal testlerden:  

► Toksiklik Miktarının Tayini,

► pH ve İletkenlik Testi,

► Halojen Asit Miktarı,

► Alev Oxygen İndeksi (Lol ve TOl),


testlerinin nasıl yapıldığını inceleyeceğiz.

 

"Toksiklik Miktarının Tayini Testi"

Bu test için 1150 °C ısıya çıkan özel fırın kullanılır ve kablonun yangın anında ne oranda zararlı gaz yaydığı ölçülür. Test süresi 5 dakikadır. Kullanılan numune tamamen yakılır. Yanma sonucu oluşan gazlar özel tüpler yardımıyla toplanır. Ölçüm miktarlarının standartta belirtilen belirli sınırların altında kalması gerekir. 

 

"pH ve İletkenlik Testi"

Bu test ile plastik malzemelerin yangın anında ne derece asidik gaz meydana çıkardığı tespit edilir. 935 °C ısıya çıkan özel ısı kabı kullanılır. Test numuneleri ısı kabının içerisine itildikten itibaren 30 dakika yakılır. Yanma sonucu oluşan gazlar damıtılmış su dolu yıkama şişelerine iletilir. Bu gazlar suyun pH değerini ve iletkenliğini değiştirir. İki adet elektrod ile pH değeri ve iletkenlik ölçülür. 

 

"Halojen Asit Miktarı Testi"

Numune fırının içine konur. Fırın 800 °C’ye ulaştığında 20 dakika beklenir. Çıkan gazlarla beraber oluşan sıvı içine kimyasallar katılır. Bu kimyasallar ile titrasyon yapılarak halojen gaz miktarı tayin edilir. Bu test numuneli ve numunesiz olarak yapılır. 

 

"Alev Oxygen İndeksi (Lol ve TOI) Testi"

Bu testlerle kablonun ne oranda ve kaç derecede oksijen ile yanabileceği belirlenmeye çalışılır. LOl testinde numune, cihazın bacasına yerleştirilir. 5 saniye süreyle 3 kez içinde oksijen olan gaz karışımına maruz bırakılır. Numune yanmaz ise her seferde oksijen oranı artırılarak kablonun ne oranda oksijenle yandığı tespit edilir. Tol testinde ise numunenin kaç derecede yanacağı tespit edilmeye çalışılır.

 

 

 

Kablolara Uygulanan Mekanik Testler

Kabloların kullanım alanları göz önünde bulundurulduğunda, olası bir riske karşı sağlayacakları dayanıklılık oldukça önemlidir. Bu sebeple kablolar üzerinde yapılan testler en doğru dayanıklılık sonucunu verir. Bu içeriğimizde kablolara yapılan mekanik testleri inceleyeceğiz.

Kablolar, binalar, hastaneler, sinemalar, tiyatrolar, okullar, alışveriş merkezleri, havaalanları, fabrikalar, tüneller vb. yaşamın merkezi olan yerlerde kullanılacakları için alevi iletmeme, yaymama, kopmama, düşük duman yoğunluğu, zehirli ve aşındırıcı gaz içermeme gibi özelliklere sahip olmalıdır. Bu özelliklerine ancak üzerlerinde yapılan testler sonucunda emin olunabilir. 


Bu içeriğimizde 2M Kablo laboratuvarlarında yapılan mekanik testlerden:  

► UV Yaşlandırma, 
► Hot Set,
► Çekme Dayanımı&Kopma Uzaması,

testlerinin nasıl yapıldığını inceleyeceğiz.

 

"UV Yaşlandırma Testi"

Kabloların güneş ışığı, kar-yağmur suyu veya neme karşı dayanımı test edilir. Ultraviyole ışını yayan floresan lambalar ile güneş ışığı, su püskürten spreyler ile yağmur-kar suyu, yoğunlaştırmayla kablonun maruz kaldığı nem laboratuvar ortamında oluşturulur. Test sonucunda renk değişimi, çatlama gibi gözle görülebilen karşılaştırmalar yapılır. Numune parçası çekme-kopma testine tabi tutulur. 

 

"Hot Set Testi"

Hot Set testi çapraz bağlı plastiklere uygulanır. Plastik 20 mm aralıklarla işaretlenir. Kablo, fırının içinde 200-250 °C sıcaklıkta 15 dakika boyunca bekletilir. Ağırlık bağlı iken uzama yaptığı değer ölçülür ve yüzdesel değişim hesaplanır. Ağırlık kesilerek plastiğin kendini toparlaması sağlanır. İşaretli kısımlar tekrar ölçülerek yüzdesel değişim hesaplanır. Sonuçların standartlarda belirtilen toleranslarda olması gerekir. 

 

"Çekme Dayanımı&Kopma Uzaması Testi"

Bu test ile, kabloyu oluşturan malzemelerin dayanabilecekleri maksimum kuvvette uzama yüzdeleri görülmektedir. Numune çekme kopma makinasına yerleştirilerek test başlatılır. Ekranda gerilme-şekil değiştirme grafiği oluşur. Bu grafikte test numunesinin moleküler bağlarının kopmaya başladığı nokta çekme noktasıdır. Grafiğin bittiği nokta ise numunenin kopma noktasıdır. Test bitiminde ekranda çekme mukavemeti ve şekil değiştirme değerleri görülür.

Kabloların Depolanma Prensipleri Nelerdir?

Hayatımızın hemen hemen her alanında kullandığımız elektriğin cihazlara ulaştırılması kablolar aracılığıyla gerçekleştirilir. Bu nedenle kabloların hayatımızda kritik bir bağ kuran elemanlar olduğu düşünülürse, kabloların bakımı, depolanması ve taşınmasının çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. Bu yazımızda ‘’ Kabloların depolama prensipleri nelerdir? ’’ ve ‘’ Makaraların kullanılması ve taşınması nasıl yapılmalıdır? ‘’ sorularının cevaplarını bulabilirsiniz.

 

Kabloların teknolojiye paralel olarak gösterdiği gelişme bu alanı ayrı bir sektör haline dönüştürmüştür. Kablo sektörüde bu alanda yapılan çalışmalar ve sektörün öncü firmalarından 2M KABLO gibi firmaların geliştirdiği yeni teknolojik faaliyetlerle büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Kabloların teknoloji ile uyumlu olarak belirli kalite standartlarında üretilmesi, depolama sırasında yapılan işlemlerin hassas bir şekilde detaylandırılmasını da beraberinde getirmektedir.

Şekil 1: Kablolar üretim aşamasından sonra kablo makaralarına sarılarak nakliyeye hazır bir şekilde depolarda saklanır.

 

Kablolarda Depolama Neden Önemlidir?

Kablolar, her ne kadar kaliteli bir üretim prosesinden geçip oluşturulsa da, sonrasında iyi bir şekilde taşınıp depolanmazsa, kablonun kalitesi bu aşamalarda üretim standartlarının altına düşebilir. Bu nedenle kablolarının kalite standartlarını son kullanıcıya ulaşana kadar ideal şartlarda depolanması gerekir.

Üretilen kablolar fabrikalardan makaralara sarılarak taşınır. Kablo makaraları güvenli bir şekilde depolanmalıdır. Hatalı depolanma koşulları kablo makaralarının veya kablonun kendisinin kolayca zarar görmesine sebep olabilir. Bu nedenle kabloların depolanması sürecinde bazı temel kurallar takip edilmelidir. Hasarlı makaralar kontrol edilerek gerekirse yeni bir makaraya geri sarmak gibi özel işlemler uygulanmalıdır.

Kablonun depolanması sırasında çevresel bazı etkiler olabilmektedir. Bunlar, kabloların verimini ve kullanımı sırasında çalışma ortamındaki şartlara karşı davranışını olumsuz yönde etkilemektedir. 

 

Kabloların Depolanması Nasıl Olmalıdır?

Kablolar depolanırken aşağıdaki koşullar göz önünde bulundurulmalıdır:

► İç mekan kabloları, kapalı mekanlarda depolanmalıdır. Böylece atmosferik etkilere karşı kablo korunmuş olur.

► Dış mekan kabloları, iç mekanlarda kullanılabileceği gibi dış mekanlarda da depolanabilir. Ancak depolama için izin verilen sıcaklık aralığı, depolama için belirlenmiş koşulları karşılamadır. Çünkü sıcaklık kabloların yapısında bozulmalara sebep olabilmektedir.


► Üretilmiş ve sarılmış olan bir kablo makarası üzerindeki tüm kablolar siyah plastik, ahşap kaplama vs. yalıtım malzemeleriyle uygun bir şekilde paketlenerek korunmalıdır. Korunmasız kablolar (özellikle siyah kılıflı olanlar) güneş ışığıyla direk temasta kalırsa ortam sıcaklığından daha sıcak hale geleceklerdir. Bu durumda kablonun depolanması için izin verilen sıcaklığı aşmaması gerekir. Aksi bir durumda kablo belirlenen sınırın üzerinde bir sıcaklığa maruz kalarak yapısal bozunumlara uğrayabilir.

► Güneş ışığının kablo yapısına olan etkilerinden dolayı gölgede depolama, koyu renk malzeme ile folyolama gibi önlemler, kablonun güneş ışığından zarar görmesini engelleyecektir.

► Kablonun taşınması ve depolanması sırasında sarımların gevşemesini engellemek için kablo sonları sabitlenmelidir. Bu sayede kablonun makaradan açılması ve gevşemesi engellenmiş olacaktır.

Şekil 2: Üretilen kablolar makaralara sarıldıktan sonra hasar görmemesi için, makaralar kapatılarak muhafaza edilir.

 

Kabloların su ile temas etmesine karşı, kablo sonları kapak veya başlık benzeri malzeme ile kapatılmalıdır. Bunu sağlayabilmek için makaralar yerden yüksek konumlarda depolanmalıdır.

► Her kablo faklı yapısal özellikte olabileceği için makaralar hızlı ve kolay şekilde etiketlenmelidir. Bu etikette üretim tarihi, kablonun tipi, uzunluğu, kod numarası vb. özellikler gösterilmelidir.

► Makaralar yapıları sebebiyle depolanma sırasında dik bir şekilde tutulmalı ve taşınırken de bu uygulama devam ettirilmelidir. Çünkü makaralar taşıdıkları kabloların ağırlığı sebebiyle kırılabilir.

Depolama esnasında kablolar makaralarının yerleştirileceği zemin de oldukça büyük öneme sahiptir. Bu zemin kablo makaraları yerleştirilmeden önce düzleştirilmeli ve sabit hale getirilmelidir. Ayrıca depolama zemini makara kenarlarının zemin içine gömülmesini engelleyecek sertlikte olmalıdır. Bu sayede mukavemet sağlanmış olup, makaralarda oynama ve yer değiştirmeye bağlı hasarlar önlenmiş olacaktır.

► Makaraların kenarları zemine eşit basınç uygulayacak şekilde yerleştirilmelidir. Bu da basıncın eşit dağılarak makara yanaklarında dengesiz yüklenmeyi önlemiş olur.

► Makaralar depolanırken yuvarlanmaya karşı korunmalı ve yerleştirilen bölgede makaraların sabitliğinden emin olunmalıdır. Makaraları sabitlemek için takoz kullanılmalıdır.

Makaraların çürümemesi için nemli toprak ya da su ile direkt etkileşimde olmaması gerekmektedir. Ağaç makaralar yatay pozisyonda depolanamaz ve taşınamaz. Yatay depolama ve yatay taşıma, sadece küçük ve hafif makaralarda kabul edilebilir.

► Kabloların depolandığı alanlar yüksek sıcaklık etkisine veya ateşe yakın olmamalıdır. Kimyasal, petrol türevleri vs. ürünlerinin taşması ihtimaline karşı, bu alanlarda önlem almak gerekmektedir.

► Kablolar her ne kadar uygun ve güvenilir bir alanda depolanmış olsa bile en geç 3 ayda bir periyodik olarak denetimlerinin yapılması gerekmektedir. Bu denetim aralıkları farklı çevresel koşullara göre değişebilir.

Lütfen detay için tıklayınız.